Cıngıllıbeşik

Perşembe günü akşama doğru vardığımız Çamardı da Ramazan nedeni ile tek bulabildiğimiz kuru fasulye ve pilavdı ve son derece lezzetliydi. Çamardı’da son eksikleri de tamamlayıp kap alanına doğru yola koyulduk.Aslında çokta acelemiz yoktu hatta yoldan aldığımız iki otostopçuyu Demirkazık dağ evi yakınlarına bırakıp

Çamardı’ya öyle gelmiştik. Güneşin batmasına bir kaç saat kala emli boğazının girişinde kampı atmış ve dinlenmeye çekilmiştik. Hava oldukça sıcak olmasına karşı esen rüzgar biraz olsun durumu dayanılır kılıyordu. Mesut bir kaç saattir süren baş ağrısına dayanamayıp hemen yattı. ben kısa bir yürüyüşle rotayı daha yakında görmeye gayret etsem de rotanın tam altına gelince durumun nasıl değiştiğini ancak tırmanış öncesi anlayacaktım. Fakat tırmanmayı planladığımız hat uzaktan son derece etkili gözüküyordu. Tekrar kampa döndüm. Mesut’ta uyanmış baş ağrısı biraz geçmişti bir şeyler yiyip uyumaya çekildik. Sabah 5 te kalkıp (plan 4 te kalkmaktı ki doğrusu buymuş) hiç vakit kaybetmeden Mangırcı boğazı ardından Kale tepe sırtı ve Cıngıllıbeşik sırtlarına ulaştık. Hızlı hareket edip vakit kazanmaya çalışıyorduk oysa daha düşük tempoda gidip kendimizi Kaletepe sırtından sonraya saklamalıymışız. Şimdi yazması kolay olsa da özellikle Kaletepe sırtı ve sonrası oldukça yorucu geçti. Kolay kolay geri adım attığını göremediğim ve konsantrasyon kaybetmek nedir bilmeyen tırmanış partnerim Mesut’un yüzünde de bendeki gibi biri dönelim hadi desin ifadesi vardı. Kaletepe ‘den sonra yürüyüş kısmı hızlı hareket etmeye çalışarak geldiğimiz noktada bizi oldukça yormaya başlamıştı. Sonunda Cıngıllıbeşik sırt hatları içinde en belirgin olanın altına ulaştık.
Sırt hattı aslında biraz doğuya yürünüp hat geçilip tekrar geri dönüp bakınca çok net kendini gösteren bir yapıda. Fakat yaklaşım batıdan olduğunda kafa karışıklığı yapıyor. Emin olmak için biraz dolaştıktan sonra yanlış giriş yapıp bizi ilk ipten başlayıp oldukça oyalayıp yoracak sırtı tırmanmaya giriştik. Son derece keyif ve heyecan dolu tırmanışı toplamda beş ip boyu sürdürüp “sanırım doğru giriş yapsaydık bu sürede daha az yorgunlukla daha çok yükselmiş olacaktık” son verdik daha sonra bir dizi ip inişi ile rota altına inip aynı yoldan kampa geri döndük. tırmanış esnasında karşılaştığımız bir pasaj tüm tırmanışın en can sıkıcı yeriydi hareket şansı az emniyet noktası kıt ve çift taraflı boşluk hissi ile oldukça oyalayıcı oldu. Aynı rotaya tekrar girmek ve bu sefer doğru yerden başlayıp yani sırtın biraz sağından rotayı tamamlamak istiyorum da bakalım Mesut’u ne zaman ikna ederim…

mustafa-sener-5

mustafa-sener-4

mustafa-sener-3

mustafa-sener-2

mesut-saban

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir